02 Haziran 2009

videodrome




İnsanların şiddete ve cinselliğe karşı duyduğu tutku, teknolojinin insan üzerinde yaraattığı etki ve değişim. Bu konular filmin kahramını Max üzerinden anlatılır. Max in videodrome adında korsan bir yayını izlemesiyle başlar her şey. Şiddet ve cinselliğin bir arada bulunduğu mekan ve kimliklerin gizli tutulduğu sado-mazoşist bir yayındır videodrome. Şiddet insan varoluşunun en temelinde olan duygudur. Oluşan kültür sonucu bir şekilde bastırılmıştır. Max de izlediği bu videoyla bastırılmış olan şiddet ve cinsellik duygusunun farkına varır. İzlediği yayın yüzünden beyninde tümor oluşur. Tümor bütün beynini ele geçirmiştir. Tümor bizim bildiğimiz cinstendir fakat farkına varmak istediğimiz. Hani her çarşamba dört gözle beklediğimiz yaprak dökümü dizisi tümoru gibi.Arkadaşımla olan dizi tartışmam da '' ya ne alaka beni ne derecede etkilediğini nerden biliyosun izlesemde olur bu diziyi izlemesemde.Benim için o kadar da önemli değil. Sen neden bu kadar endileşiyosun benim için.'' gibi savunmalarıma girdiğimde o benim beynimdeki tümorun saçtığı ışığı görüyordur belkide. ''Televizyon ekranı, zihin gözünün retinasıdır. Bu yüzden televizyon ekranı beynin fiziksel yapısının bir parçasıdır. Bu yüzden, televizyon ekranında ne görünürse izleyenler için yeni bir deneyimdir. Bu yüzden, televizyon gerçekliktir ve gerçeklik televizyondan daha azdır."der Brian O'Blivion. O artık benim gerçekliğimdir. İzlediğim yeni deneyimlerden büyük bir haz duyarım. Sanal gerçek ve sanal beden, daha gerçektir, daha çıplak. Sanal yaşam ve sanal ölüm daha gerçek. Max gibi karnımda kocaman bir vajinal yarık açılır. Artık iktidarım sona ermiştir. İktidar ben ve benim gibileri yönetmek için elimize bir silah verir ve biz birer tetikçiye dönüşürüz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder